Tag Archives: anekdot

Bir anekdot 19: Van Gogh’un Tanrı hakkında birkaç görüşü

van gogh

Vincent Van Gogh, kardeşi Theo ile senelerce mektuplaştı ve bu mektuplarda Tanrı‘nın adı çok sık geçti. Okumaya devam et

Bir anekdot 18:Hans Holbein’in abisi Ambrosius ile otoportresi

hans holbein ambrosius

Daha önce Erasmus portrelerinden söz ettiğim Alman ressam Hans Holbein‘in bu sefer daha özel bir eserinden söz edeceğim. Hans, kendinden 3 yaş büyük ve tıpkı kendisi gibi ressam olan abisi Ambrosius Holbein‘le sadece yüzlerini içeren bir portre yaptı. Henüz 14’ünde yaptığı bu eser, abisinin erken ölümü dolayısıyla büyük önem taşımakta.  Okumaya devam et

Bir anekdot 17: Van Gogh’un inekleri

van-gogh-and-creativity

Vincent Van Gogh‘un pek çok eserinden söz etmiştim. Bu yazımda, Hollandalı ustanın memleketlileri de dahil pek çok sanat severin bi’haber olduğu iki çalışmasından bahsedeceğim; “Lying Cow“. Okumaya devam et

Bir anekdot 16: Dostoyevski’den, Ilya Repin’in “Barge Haulers on the Volga”sı üzerine…

yedekçilerIlya Repin, Rusya’nın önemli realist sanatkarlarından biridir. 1844 yılında bugünkü Ukrayna sınırları içinde yer alan Rusya İmparatorluğu’nda dünyaya gelen Repin‘in tabloları, döneminin sosyal, politik, kültürel gerçeklerini yansıttığı için bile çok önemlidir. Bunun yanına Repin‘in yeteneği de eklenince karşımıza çırılçıplak 19. Yüzyıl Rusyası çıkar. 1930’da kaybettiğimiz ustanın 1870 ile 1873 aralığında yaptığı “Barge Haulers on the Volga” (Volga’da Sal Çekicileri) adlı eseri üzerine Dostoyevski‘nin düşüncelerini paylaşıyorum.

Okumaya devam et

Bir anekdot 15: Claude Monet’in damak zevki

monets home

Fransız İzlenimci Claude Monet‘in “Women in the Garden“, Parlamento Binası resimleri, akımın önemli işlerinden “Impression, Sunrise” ve Norveç’teki Kolsaas Dağı resminden söz etmiştim. Şimdiyse ressamımızın başka bir tarafından; yemek zevkinden söz edeceğim. Okumaya devam et

Bir anekdot 14: Rembrandt’ın 12 yaşında çizdiği fil

23,3 x 35,4 cm

Hollandalı ressam Rembrandt‘ın baş eseri “Gece Devriyesi” ve bu eserin Rijksmuseum’daki gelgitli durumundan bahsetmiştim. Buna ek olarak ressamın portreci kimliğine de yer verdim. 1669 senesinde hayatını kaybeden ustanın ergenlik öncesi dönemine gideceğiz.  Okumaya devam et

Bir anekdot 13: “Gece Devriyesi”nin Rijksmuseum’daki maceralı yaşamı

rembrandt-nightwatch

Rembrandt van Rijn, 17. Yüzyıl’ın Hollandası’nda en çok tanınan ve en çok kazanan ressamı idi. Ressamın başyapıtı, 36 yaşında tamamladığı “The Night Watch“. Kusursuz üç boyut algısı, gölge düşüşleri ve kalabalık hissi verdiği bu eserinde gördüğünüz figürler, ünlü ressamın tablosunda yer alabilmek için yüksek meblağlar ödediler. Bayrak gibi, marş gibi millileşen bu resmin Rijksmuseum‘daki hareketli yaşamının bir bölümünden söz edeceğim.  Okumaya devam et

Bir anekdot 12: Paul Cezanne’nin Aix-en-Provence’deki atölyesi

atelier-paul-cezanne-04

Fransız ressam Paul Cezanne, 1906 senesinde doğduğu yer olan Aix-en-Provence‘de öldü. Şapkasını, paltosunu üzerine geçirip resim yapmak için düzenli olarak dağ yamaçlarına, ormanlara giden Cezanne‘nin ölüm sebebi, açık hava sanatı için yağmurlu bir günü seçmesi oldu. İliklerine kadar ıslandığı akşamdan itibaren bir haftayı aşkın bir süre yatağından çıkmayan ressam, Ekim’in 22’sinde son nefesini verdi. Şimdi size ressamın evindeki çalışma ortamını sunacağım. Hava kötü olduğunda çalıştığı atölyesi, meşhur natürmortların çıkış yeri; şimdi 5.50 Euro’ya gezilen bir müze. Okumaya devam et

Bir anekdot 11: TBMM raporuyla Şevket Dağ’ın ölümü ve ödenen tazminat

939364

Şevket Dağ‘ı nasıl biliriz? Sanayi-i Nefise‘nin ilk öğrencilerinden olan Dağ, Halife Abdülmecid‘le yakın dosttu. Bugün resimleri hala rekor fiyatlara satılan ressamımız, inançlı bir adamdı. Bu sebepten cami resimleri yapmaktan zevk duydu. En sevilen işleri tarihi eserlerin iç mekan resimleri ve peyzajlarıdır. Sanatçılığını bir kenara kaldırıp siyasi yaşamına da değinmemiz gerek, çünkü Dağ, bir dönem Konya’dan iki dönem Siirt’ten vekil olarak TBMM‘ye bağlıydı.  Okumaya devam et

Bir anekdot 10: “Lady in a Fur Wrap”ı El Greco mu yaptı?

Image

Daha önce bahsettiğim Domenikos Theotokopoulos, Yunan adası Girit’te doğan gerçek bir sanatçı. Biz ona ‘El Greco‘ diyoruz. 1541’de dünyaya gelen, hiç evlenmeyen, 36 yaşında taşındığı Toledo’dan (İspanya) ölene dek ayrılmayan ressam üzerine ilginç bir iddia var. 1580’de bitirilmiş bir eser olan “Lady in a Fur Wrap“, araştırmacıların yarısı tarafından El Greco‘ya ait olduğu iddia edilirken diğer yarısı adı duyulmamış bir İspanyol ressamın olduğunu söylüyor. Gerçeği maalesef bir tek El Greco biliyor, onu da 4 asır önce gömdük. Okumaya devam et