James Tissot’un “Jesus Looking Through a Lattice” eseri

00.159.11_PS1 Fransız ressam James Tissot, yaptığı İncil illüstrasyonlarıyla bilinir. 1902’de kaybettiğimiz Tissot‘un pek çok portre ve peyzaj eseri de yaptı ve genellikle guaj boya kullandı. Söz etmek istediğim “Jesus Looking Through a Lattice” eseri, Hz. Süleyman‘ın “Ezgiler Ezgisi” kitabından bir ayetin resimlenmiş halidir. 

James Tissot, 1836 yılında Fransa’da dünyaya geldi. İlk gençlik çağında ressamlık yeteneğini keşfetti ve 20’sinde Paris’e giderek resim eğitimi almaya başladı. 1871’de İngiltere’ye yerleşen ve son nefesine kadar orada kalan Tissot, 50’sinden 58’ine dek seri halde İncil‘i ve İncil dışında farklı kompozisyonlarda İsa‘yı resmetti. Orijinal ismi “Jesus regardant a travers le treillis” olan, dilimize “Kafesten Bakan İsa” şeklinde çevirebildiğim bu eser de o dönemde resmedildi. 14 x 18 cm‘lik gri opak kağıt üzerine guaj boyayla tamamlanan resim, New York’taki Brooklyn Müzesi‘nde sergileniyor.

Eserimiz; İsrail’in 3.Kralı Hz. Süleyman‘ın yazdığına inanılan “Song of Songs“, yani “Ezgiler Ezgisi” adlı kitabının 2.Bölüm 9. ayetinden esinlenilmiş. Bu paragrafın hemen altında paylaştığım söz konusu ayette ceylana benzetilen kafesler ardındaki sevgili, Tissot‘un eserinde İsa‘dır. İsa‘nın seyrettiği ise taze üzümler ve yeni açmış günebakanlardır.

Ezgiler Ezgisi; Bölüm 2, Ayet 9:

  • Sevgilim ceylana benzer, sanki bir geyik yavrusu.
  • Bakın, duvarımızın ardında duruyor,
  • Pencerelerden bakıyor,
  • Kafeslerden seyrediyor.

1

Resmin bütününü kaplayan taş duvarda yan yana duran iki tahta parmaklık var. Bunları bodrumun havalandırmaları kabul edelim. Ortasında, dev bir baklava şekliyle dekore edilen bu ahşap parmaklık, ardında Hıristiyanlar’ın kurtarıcısı İsa‘yı saklıyor. İlk bakışta göremesek de soldaki parmaklıkta elini, sağdakinde ise yuvarlak mavi gözleriyle yüzünü görürüz. Yüzünü parmaklıklara yaslayan İsa, dışarıya bakıyor.

2

Dışarıda ne var? En solda kocaman bir sarı ayçiçeği, yanında rüzgardan zarar görmüş bir başkası ve açmak üzere olan üç ayçiçeği daha. Taze yeşil yapraklarıyla oldukça canlı görünen ayçiçekleri, İsa’nın havarilerini, ona inananları simgeler. Çarmıha gerildiğinde O’nun için gözyaşı dökenler, İsa’yı bu kafeste de yalnız bırakmamış, bu sayede İsa’nın umudu hiç tükenmemiştir.

3

Sağ taraf ise Tissot‘un ne kadar iyi bir natürmort ustası olduğunu gösteriyor. Üzerlerine gölge düşmüş yeşil yapraklar arasındaki üzüm salkımları, Hıristiyanlık için önemli bir yere sahiptir. Kısaca söz edeyim; Tanah‘ta ve daha sonra İncil‘de yazana göre tarlalarda yetişen ilk meyve, Tanrı’ya aittir. Her yıl yetişen ilk meyvenin üzüm olması, bu meyveyle Tanrı arasında direkt bağ kurulmasına yol açmış ve Bakire Meryem öldüğünde, Üzüm Kutsama Yortusu yapıldı. Bu yortu, Hıristiyanlar tarafından hala yapılır. Resmin sağında yer alan üzüm salkımları, Hıristiyanlığı simgelerken İsa‘ya, annesi Meryem‘in ölümünü haber veriyor da olabilir. Bir başka yorum da Tanrı’nın İsa‘nın yanında olduğu; bunu da kutsal meyvesi üzüm aracılığıyla gösterdiği üzerine.

Daha iyi seçebilesiniz diye İsa’nın göründüğü kısmı kesip rengiyle oynadım;

4

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s