Giorgio de Chirico’nun “Song of Love” eseri

Love Song

Giorgio de Chirico, resmi iki kutba ayırdı; gördüğümüz ve gördüğümüzün ötesi. Daha ciddi söylemek gerekirse, fizik ve metafizik. Algılama sınırlarını aşmak istiyor Chirico; her şeyin mantıkla açıklanamayacağını ve sanatın da buradan; ta içimizden geldiğini söylüyor. Bir Chirico eserine bakınca birbirinden alakasız nesnelerin bir arada durduğunu göreceksiniz. Anlamak için nesnelerin isimlerini bir bir sıralayın ve onların size ne çağrıştırdığını söyleyin. Chirico’nun dehasına bu şekilde erişebilirsiniz. 

1888 yılında Yunanistan topraklarında doğsa da aslen İtalyan olan Giorgio de Chirico, bir sanatçıydı ve 90 yıllık ömründe gönül verdiği resim sanatında özgün tarzını yaratmayı başardı. Bu bir sanatkar için dünya meselesidir. Chirico‘nun işleri, Metafizik Resim denilen türe aitti ve kendisi bu türe şekil veren isimdir. 1914 senesinin Haziran ve Temmuz ayları arasında yaptığı “Love Song” ya da “Song of Love“; Fransızcası ile “Le chant d’amour“, 73 x 59.1 cm‘lik kanvas üzerine yağlıboyayla tamamlandı. Ressamın Paris’te yaptığı eser, sahip olduğu adı Andre Breton‘un yorumu üzerine aldı; “Aşkın şarkısı…

1

Yıllarca Yunanistan’da eğitim alan Chirico‘nun Antik Yunan etkisini bol miktarda veren bu eserinde kocaman bir heykel başı görüyoruz. Mitolojinin en önemli Tanrılarından biri olan Apollon’un başı olan bu heykel, eserdeki diğer nesnelerle ilişki içinde değildir. Diğer nesnelere gelelim. Büyük, turuncu renkli bir eldiven görüyoruz. Bilimi temsil ediyor olabilir. Cerrahi maksatla kullanıldığını düşündüğüm bu eldiven neden bu kadar büyük ve neden heykelle beraber ahşap tablaya asılı duruyor, yorumlayamıyorum. Bununla beraber eldivenle heykel başının aynı boyutlarda olmasına da bir sebep gösteremiyorum. Chirico‘nun yüce dehasına yaklaşmak gerçekten kolay değil.

2

Sağ tarafta ahşap tablayı taşıyan bir yapı görüyoruz. Bu yapı, Klasik Yunan Mimarisi‘nin en bilinen formlarından biri. Zemin diyebileceğimiz, ancak daha yerde olduğunu düşünmediğim ve resmin alt tarafında yer alan yeşil top, yine heykel başı ve eldivenden bağımsız duruyor. Arka plana baktığımızda ise mavi bir gökyüzü ve heykelin bize göre solunda bir tren silüeti var. Antik sanat eseri ve mimarisi, bilimi temsil ettiğini düşündüğüm eldiven ve lastik topla ciddi bir tezat oluşturan bu silüet, sanayileşmenin buradaki temsilidir.

3

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s