Monthly Archives: Temmuz 2014

Frida Kahlo’nun “The Two Fridas” eseri

7-1576

Meksikalı ressam Frida Kahlo, 1939 yılının Kasım ayında eşi Diego Rivera‘dan boşandı. Bu dönemde yaptığı eserleri çok daha derin, çok da acı doluydu. Söz edeceğim “The Two Fridas” (“Las Dos Fridas“) bu dönemin işidir. Başlamadan evvel Frida’nın yaşam öyküsünü aktarmaya çalıştığım yazı ve 9 eserini anlattığım yazıların yer aldığı etiketin linklerini veriyorum. Okumaya devam et

Thomas Gainsborough’un “The Watering Place” eseri

8277

1727 doğumlu Thomas Gainsborough, yaptığı hayvan resimleri ve peyzajlarını gözlemciliğine borçlu. Bunu kendi söylüyor. Mart ayında yazdığım Andrews çiftinin portresinde de yine peyzaja yer veren Gainborough, ölmeden 11 sene evvel ormanın içinde su içen bir grup hayvan resmi yaptı. Ancak resme bakınca ne hayvanlara ne de ağaçlara odaklanabiliyorsunuz. “The Watering Place” adını verdiği ve benim “Sulak Alan” olarak çevirdiği eserde renk ve ışığın kusursuz aktarımı, diğer nesne ve figürleri göz ardı ettiriyor.  Okumaya devam et

Edouard Manet’in “Olympia” eseri

olympia

Bu yazımda size Fransa’nın o meşhur Salon’unu şoka uğratan bir Edouard Manet eserinden söz edeceğim. Ressamın 1863 senesinde 130.5 x 190 cm‘lik kanvas üzerine yağlıboyayla tamamladığı “Olympia” adlı eser, aslında bir kibar fahişenin portresidir. Tiziano’nun “Urbino Venüsü“nden feyzalan Manet‘in bu işi, “Folies-Bergere’de Bir Bar” ve “Kırda Öğle Yemeği” ile beraber modern Fransız resminin öncüsüdür. Eser, Orsay Müzesi‘nde sergileniyor.  Okumaya devam et

Diego Velazquez’in “The Kitchen Maid”eseri

VelzquezVelazquezDiegoKitchenSceneW3

Daha evvel “The Rokeby Venus” adlı eserinden söz ettiğim İspanyol ressam Diego Velazquez, henüz 19’undayken boya ve gölgelendirme açısından kusursuz bir esere başladı. 4 yıl boyunca üzerinde çalışıp da tamamladığı “The Kitchen Maid” adlı resminin bir versiyonunu daha yapan ressam, eseriyle ilgili yaptığı yorumda arka plandaki çerçevede yer alan İsa’ya ve hizmetçi kadının bize göre sağındaki duvara yerleştirdiği baş parmağı şeklindeki gölgeye dikkat çekiyor. Okumaya devam et

Vincent Van Gogh’un “Woman Sewing with Girl” eseri

woman-sewing-with-a-girl-1883

1853 doğumlu Hollandalı ressam Vincent Van Gogh, Lahey’de yaşadığı dönemde Clasina Maria Hoornik adlı bir kadınla ilişki kurdu. Van Gogh‘la tanıştığında hamile olan Clasina, 23 yaşında kimsesiz bir kadındı ve çocuğuna bakmak zorundaydı. Akşam yemeği ve ev kirası karşılığı Van Gogh‘un modeli olan genç kadın, ressamın sıcak yuva hasretini depreştirdi. Theo‘ya yazdığı mektuplarda ondan ‘Siena‘ diye bahseden Van Gogh, 50’den fazla resmini yaptığı genç kadından 2 sene sonra ayrılmak durumunda kaldı. Söz edeceğim “Woman Sewing with Girl” veyahut “Siena” adlı eser, 1883’te 55.6 x 29.9 cm‘lik kağıt üzerine kahverengi ve siyah tebeşir ve suluboyayla yapıldı.  Okumaya devam et

Hans Holbein’in Desiderius Erasmus portreleri

hans holbein erasmus 42 32 louvre

Hans Holbein, 16. Yüzyıl Almanyası’nın en iyi ressamlarından biriydi. Kendisiyle aynı ismi taşıyan babası da ressam olduğu için adının yanına ‘The Younger’ takısı alan Holbein‘in 26 yaşında resmettiği portre serisinden söz edeceğim. Portrenin modeli, Hollandalı filozof Desiderius ErasmusOkumaya devam et

Pierre-Auguste Renoir’in “Bal du Moulin de la Galette” eseri

renoir-moulin

Fransız ressam Pierre-Auguste Renoir, İzlenimcilik akımına önemli işler verdi. Bunlardan biri, 35’inde yaptığı “Bal du Moulin de la Galette“dir. Sürekli çalıştığı modeller ve arkadaşlarını model alarak yaptığı figürlerden oluşan 131 x 175 cm‘lik eser, Paris’teki Orsay Müzesi‘nde sergileniyor.  Okumaya devam et

Hüseyin Avni Lifij’in “Son Otoportre” eseri

paint-165

Ülkemizin değerli sanatkarlarından Hüseyin Avni Lifij, otoportresiyle tanınan nadir ressamlardan. Ağzında pipo, elinde kadeh, omzunda yırtık çorap ve çapkın ve umursamaz ifadeli yüzüyle resmettiği kendisi, 41 yaşında son nefesini verdiyse de geriye onlarca peyzaj ve çok sayıda portre bıraktı. Size anlatmaya çalışacağım Lifij eseri, yukarıda gördüğünüz otoportresidir.  Okumaya devam et

Rogier van der Weyden’in “Saint Ivo” eseri

03stivo1

Flaman ressam Rogier van der Weyden, yaptığı triptiklerle tanınır. Doğal olarak Weyden’in eserleri din temalıdır. Ben de ressamın yaptığı bir aziz portresinden bahsetmeye çalışacağım. 50 yaşında resmettiği “Saint Ivo“yu (“A Man Reading“) tamamladıktan 14 yıl sonra hayatını kaybeden Weyden‘in bu işiyle ilgili yazıma başlamadan bir ek bilgi de vermek istiyorum; esas ismi ‘Roger de la Pasture‘ olan ressam, 1436’da Hollanda’ya yaptığı seyahatte ‘Rogier van der Weyden‘ adını aldı. Okumaya devam et

Caravaggio’nun “The Entombment of Christ” eseri

Michelangelo_Caravaggio_052

Daha önce birkaç kez Caravaggio‘dan ettiysem de usta İtalyan’ın İncil’den resmettiği eserlerine hiç değinmedim. Şimdi söz edeceğim “The Entombment of Christ” (“İsa’nın Mezara Konulması”), çarmıhtan indirilen İsa’nın mezara yerleştirilme hazırlığını gösteriyor.  Ek bilgi olarak; Rogier van der Weyden de “The Descent From the Cross” eserinde aynı konuyu işlemişti. Okumaya devam et