Tintoretto’nun “Saint George and the Dragon” eseri

saint george dragon

1518’de dünyaya gelen İtalyan ressam Tintoretto, 75 yıllık ömrünün son nefesini memleketinde verdi. Ölümü acılıydı; şiddetli mide ağrıları yüzünden 2 hafta yemek yiyemeyen sanatkar, ardında bıraktığı eserleriyle pek çok ressama referans oldu. Meşhur bir öykünün resimlendirilmesi olan “Saint George and the Dragon” da bu işlerden biridir. 

Esas ismi ‘Jacopo Comin‘ olan Tintoretto‘nun söz konusu eseri 1555’te yaptığı düşünülüyor. Bu tarih, kimi kaynaklarda 1558 olarak kabul edilir. Farklı ressamlar tarafından defalarca resmedilen hikayedeki gerilimi Tintoretto, özgün taktiği sayesinde hissedilir kılmış. 157.5 x 100 cm ebatlarındaki kanvas üstü yağlıboyayla yapılan resim, İngiltere Ulusal Resim Galerisi’nde sergileniyor.

2

Önce hikayeyi anlatayım. Mekan, Roma İmparatorluğu sınırları içi. Kimine göre bu yerin adı ‘Silene’. İşte bu memleketin halkı, civarda yaşayan Ejderha kendilerinden uzak dursun diye günde iki koyun feda ediyorlarmış. Koyunlar bitip sıra insanlara gelmiş ve pek çok köylü Ejderha’ya yem olmuş. Sıra, Prenses Sabra‘ya gelince Kral, başta engel olmaya çalışmışsa da halkın baskısı yüzünden durumu kabullenmiş. Ejderha, kızı yemek üzereyken tesadüf eseri ordan geçen George (‘Aziz’ unvanını sonra aldı) hayvanla savaşır ve kızı kurtarır. Ejderha‘yı öldürmeden halkın önüne getiren George, köylülere; “Bu Ejderha’yı öldürürüm, ancak bir şartım var; hepiniz Hıristiyan olacaksınız” der ve bölge halkının hepsi Hıristiyan olur.

1

 

3

Bugünkü Türkiye, Kapadokya’da yer alan bu memleketin Hıristiyan olmasını sağlayan Aziz George‘nin bu kahramanlığı, ona “The Golden Legend“, yani “Altın Efsane” lakabını kazandırır. Mitolojiden biri gibi sanattan teknolojiye, pek çok ilgi alanında yeri olan Aziz George‘nin hikayesi, bahsedeceğim Tintoretto tablosunda olduğu gibi resim sanatında da pek çok kez konu seçimi oldu.

5

Resmin ön tarafından gördüğümüz genç kadın, Prenses Sabra‘dır. Aziz George‘nin gelişiyle kurtulan Prenses‘in yüzü bize dönük ve bize doğru koşmaktadır. Arka tarafta ise deniz kıyısında Ejderha‘yla savaşan beyaz atlı George‘yi görüyoruz. Kıyıdaki kayalıkta çıplak bir şekilde yatan erkek figürü, Ejderha‘nın Prenses‘ten evvel yemeye hazırlandığı köylüdür. Bu köylü figürünün duruşu, çarmıha gerilen İsa‘nın duruşuna benzetilir. Üst arka tarafta görünen duvarlar, şehrin sınırlarını simgeliyor. Gökyüzünde ise Tanrı, yoğun bir ışık veriyor. Buradan, Tanrı’nın George ile birlikte olduğunu anlayabiliriz.

6

Saldırı anı ve kaçış anı, yani eylemlerin gerçekleştikleri anları gördüğümüz eser, yukarıda da bahsettiğim gibi, gerilim hissi veriyor. Yeşilin farklı tonlarıyla denizi ve kayalıkların uzaklıklarını başarılı bir şekilde yansıtan Tintoretto, figürlerin kıyafetlerinde kırmızı ve mavi tonlarını tercih etmiş. Beyaz atıyla kasabaya gelip Ejderha‘yı öldüren ve halka huzurlu yaşam sunan Aziz George, aslında Şeytan‘ı kovarak Hıristiyanlığı ilan eden bir ‘kurtarıcı‘dır. Ressamın bu alegorik hikayeyi anlattığı eseri, en iyi işlerinden biri sayılıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s