John Everett Millais’in “The Blind Girl” eseri

Image

John Everett Millais‘in 25 yaşında başlayıp 27’sinde bitirdiği “The Blind Girl” eserine bakınca insanın içinde hüzün hissi uyanır. Çünkü resimdeki iki figürden biri görme engellidir ve engelsiz olan diğer figür, nadir görülen bir doğa olayını; çifte gökkuşağını seyretmektedir. 1896’da kaybettiğimiz İngiliz ressamın en iyi işlerinden biri olan “The Blind Girl” (“Kör Kız”), İngiltere’deki Birmingham Müzesi‘nde sergileniyor.

Ön Rafaelloculuk (Pre-Raphaelite Brotherhood) akımı dediğimiz bu yönelim, birbirine ‘kardeş’ diyen yedi ressamın beraberce sürdürdüğü bir resim anlayışıdır. En anlaşılır anlatımıyla Maniyerizm‘den devam ederek Raphael tarzında, ancak daha farklı yapılan resimlerdir. Tarihten, şiirlerden, dinden, sonrasında toplumsal gerçeklerden konular işleyen bu Akademik Sanat savunucusu ressamların en büyük özelliği, eserlerine verdikleri ışıktır. Işığı vermek için eserini diğer ressamlardan daha başka bir biçimde boyayan bu yedili ve aralarına katılan diğer yandaşlar, eserdeki peyzajı da nesne ve figürlerin anlattığıyla bir bütün halinde sunmaktaydı. Bu akımdan olan John Everett Millais‘in “The Blind Girl” eserinden bahsederken Ön Rafaelloculuk akımını daha iyi anlayacaksınız.

Image

Resimde gördüğünüz başına koyu kırmızı pelerinini geçiren kız, görme engellidir. Pelerini başına geçirme sebebi, gökkuşağının çıkışından anladığımız gibi bir süre önce yağan yağmurdur. Güneşten hafifçe kızarmış çilli yanakları ve kızıl saçları, pelerinin rengiyle uyum içinde. Görmeyen gözlerini kapamış, çenesinden yüzünde bir hüzün ifadesi olduğunu anlayabileceğimiz bu kör kızın solunda duran sarı başlı küçük kız, onun kardeşidir. Her iki kızın da yer yer yırtık ve yamalı kıyafeti, fakir olduklarını anlatıyor. Ayrıca kör kızın kucağında duran akordeondan, kızların müzik çalarak insanlardan maddi yardım beklediklerini ve bu şekilde geçindiklerini anlayabiliriz. Kızın boynunda asılı duran kağıtta “Pity the Blind” yani “Köre Merhamet” yazısı da bu düşüncemi destekliyor. Millais‘in kör olduğunu anlatmak için kapatmayı tercih ettiği bir çift göz ve akordeon nesnesinin geçim kaynağı olduğu çıkarımına bizim düşünerek varmamız hüzün verici.

Image

Sol tarafına, pelerinin içine aldığı küçük kardeşinin sağ elini sıkıca tutan kör kız, sağ elinin işaret ve baş parmağıyla çiçek dalını sıkıyor. Duyularından biri işlevsiz olan insanların diğer duyularının daha gelişmiş veyahut gelişmeye yatkın olduğu tıbbi bir gerçektir. Millais‘in kör kızın elleriyle sıktığı şeyler (kardeşinin eli ve çiçek sapı) bu gerçeği vurguluyor. Bu gerçeği veren bir diğer unsur da yeşilliklerin kokusu, güneş ışınlarının sıcak vuruşu ve hayvanların sesidir. Oldukça hüzünlü ve sakin oturan kör kızın pelerinine konan kelebek, onun uzun zamandır hareketsiz durduğunu söylüyor. Bilirsiniz, kelebekler çok sakin hayvanlardır ve hareket eden bir insana/ yere konmazlar.

Image

Arka plana gelelim. Yukarıda Ön Rafaelloculuk akımını anlatmaya çalışırken peyzajın figürlerin durumunu tamamlayıcısı olduğundan bahsetmiştim. Burada görünen bol ağaçlı, keçi, ineklerin otladığı yeşillikler ve kuşlar, daha uzakta görünen köy, kızların insana hüzün veren durumunu destekler nitelikte. Gördüğümüz kasaba, Sussex’in doğusunda yer alan Winchelsea Kasabası‘dır.

Image

Eserde iki figürden sonraki en önemli nokta, kuşkusuz gökkuşağı; doğrusuyla ‘çifte gökkuşağı‘dır. Yağmurdan sonra nadir de olsa görülebilen bir doğa olayı olan çifte gökkuşağı, esasen ana gökkuşağının daha sönük renklerle yansımasıdır. Ortada bir boşluk olur ve renkler birbirinin tersidir. Bunu bilmeyen Millais, resmin ilk halinde gökkuşaklarının renklerini aynı yapmış, daha sonra terine çevirmiştir. Bu arada ek bilgi olarak vereyim, çifte gökkuşağının arasındaki boşluk, Yunan bilgin Aphrodisiaslı Aleksandr‘ın keşfinden dolayı “Alexander’s Band” (Aleksandr’ın Kuşağı) olarak bilinir.

Image

‘Umut’un simgesi olan ve gören insanların şanslı sayıldığı gökkuşağı imgesi, eserdeki acı gerçeği farklı bir açıdan bir kez daha vurguluyor. Sarışın kardeşinin merakla izlediği çifte gökkuşağı görüntüsünü göremeyen kör kız için maalesef umut yoktur. Millais‘in ‘kör kız’ figürü için Mathilda Proudfoot’tan, ‘sarışın kardeş’ figürü içinse Isabella Nichol’dan poz aldığı 62.2 x 82.6 cm ebatlarındaki yağlıboya eseri, İngiliz Romantizmi‘nin en iyi işlerinden biri sayılıyor.

 

Reklamlar

One response to “John Everett Millais’in “The Blind Girl” eseri

  1. Geri bildirim: Dante Gabriel Rossetti’nin “Proserpine” eseri | Resim Biterken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s