Edvard Munch’un “The Scream” eseri

Image

Norveçli ressam Edvard Munch‘u şarap şişesiyle birlikte resmettiği kendi portresiyle tanıtmıştım. 1944’te kaybettiğimiz sanatçının “The Scream” (orijinali; “Der Schrei der Natur” veyahut “Skrik“), Türkçesi’yle “Çığlık” adlı eserini anlatmaya çalışacağım. Bir taşbaskı, bir yağlıboya, bir pastel ve bir de tempera tekniğiyle (guajla karıştırmayın) yaptığı versiyonu bulunan eser, bana göre Dışavurumculuk akımının en sade tanımlarından biri.

Edvard Munch‘un 30 yaşındayken tamamladığı bu eserin pastel versiyonu 1893’te, tempera ve taşbaskı versiyonu 1895’te tamamlandı. 22 Ocak 1892 tarihli günlük yazısında, yani resmin fikri henüz oluşmuşken “…Gökyüzü birden kan kırmızıya büründü. Beraber gittiğim arkadaşlarımdan ayrıldım ve doğanın çığlığını duydum…” diyen Munch, eserin üç versiyonunu da tamamladıktan sonra resmi açıklayan, daha önemlisi, ruh halini anlatan bir de şiir yazdı.

ImageTempera

Hayatı boyunca anksiyete nöbetlerinden kurtulamayan Munch, bu eserde şaşkın ve korku ifadesiyle kulaklarını kapayan figürde kendini resmetti. Pek çok yorumun aksine ben, kendini bu figürle bağdaştıran Munch‘un en azından bu eserdeki halinde krize girdiğini düşünmüyorum. “Doğa’nın Çığlığı” olarak tanımladığı kulaklarına bir anda nüfuz eden ses, toplumsal ya da evrensel bir mesele olabilir. Böyle bir mesele her ülkenin gündeminde mevcut.

Image
Taş baskı

En önde şaşkın ve korku ifadesiyle köprünün üzerinde bize doğru duran figür, Munch‘un şiirinde anlattığı gibi, arkadaşlarıyla beraber yürürken birden kan kırmızıya dönen gökyüzüne bakıyor ve doğanın çığlığını duyuyor. Unutmaya çalıştığımız, bilmek istemediğimiz, haberlerde duyduğumuz veyahut başımıza gelmesinden korktuğumuz her şeyin dışavurumu olan bu eserde arka tarafta gördüğünüz iki erkek figürü, “çığlığı duymayanlar“. Öndeki cinsiyetsiz figürün aksine bu iki figür, Munch’un geride bıraktığını yazdığı arkadaşları. Bu iki figür, öndeki figürün bedeni gibi eğimli değil, gayet düz. Doğanın çığlığını duyarak bambaşka bir ruh haline bürünen Munch’un gövdesi, tıpkı arka planda gördüğünüz çizgiler gibi eğimlidir. Yani çığlığı bir tek o duymuş, ‘farkında olan’ bir tek o.

Image
Pastel boya

Arka planda gördüğünüz yer, Norveç’in Ekeberg Tepesi’nden görünen Oslofjord‘un bir kısmı. Baltık Denizi kıyısında yer alan yazlık evlerin bulunduğu bu yerin seçimi, eserin anlamı açısından sanat tarihçilerine göre başka bir anlam taşıyor. Onlara göre, bir süre evvel Karakatau volkanik patlamasıyla kırmızıya dönen gökyüzünden etkilenen Munch, anksiyete etkisiyle bunu “Doğa’nın Çığlığı” olarak görmüş ve bu şekilde resmetmiş.

Bu denli az detayla şaşkınlık, korku, endişe ve arka plandaki figürlerin düzlüğüyle ‘tepkisizlik’ hislerini oldukça etkileyici bir şekilde anlatmayı başaran Edvard Munch, eseri yapmadan birkaç sene evvel kızkardeşi Laura Catherine‘yi bu köprünün çok yakınlarında yer alan bir rehabilitasyon merkezine yatırdı. Bunu söylememin sebebi, eserin, ressamın ruh halini anlamanıza yardımcı olmak.

Reklamlar

3 responses to “Edvard Munch’un “The Scream” eseri

  1. Geri bildirim: Edvard Munch’un “The Sick Child” eseri | Resim Biterken

  2. Geri bildirim: Edvard Munch’un “Madonna” eseri | Resim Biterken

  3. Geri bildirim: Edvard Munch’un “Puberty” eseri | Resim Biterken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s