Bir anekdot 9: Bedri Rahmi’nin ressamlık ve yeni ressamlar hakkındaki fikirleri

Image

Bedri Rahmi Eyüboğlu, salt resimle değil, resim üzerine yazdığı yazılar ve bu yazıların bir araya getirildiği kitapları ve tabii ki şiirleriyle ülkem sanatının mühim simalarından biridir. 1975’te kaybettiğimiz Eyüboğlu‘nun resim yazılarının toplandığı “Resim Yaparken” adlı eserden okuduğum bazı fikirler paylaşacağım. Sık sık Türk resminin gelişememesi durumundan dert yanan Bedri Rahmi‘nin sözlerini şevk verici öğütler şeklinde okuyunuz.

Bugünün sanatkarı, sanatının belkemiğini teşkil eden en basit hatları ekseriya senelerce çalıştıktan sonra buluyor. Bunları yalnız kendi gözünün nuru ile bulduğu için çocuk gibi seviniyor. Halbuki Rönesansa sanatkarın kendi yaratılışının hususiyetlerini ve imkanlarını sezmeden önce kendinden evvelkilerinin eserlerini tam manasıyla benimsediğini ve kendinden hiçbir şey katmadan onların peşinden gittiğini, ancak bu sayede sanatın imkanlarını ve hudutlarını kavradığını görüyoruz.

Bugün resme başlayan bir çocuğa ekseriya:

– Aman sakın müzelerde fazla durma, şahsiyetini kaybedersin! denmektedir.

Resim sanatına hürmet edenler için bundan daha sakat bir sakat bir nasihat düşünemiyorum. Resim sanatına merak salanları içinden çıkmadıkları kör bir kuyuya düşüren bu nasihat olmuştur. Büyük üstatlar kendi kendilerini yaratmışlardır. Sen de kendi imkanını kendin bulacaksın.

Image

Kendini bilen bir ressamın yapacağı iş, halini vaktini hesaba katarak, kendi imkanlarınca çalışmasıdır. Günde ancak resme 2 saatini verebilen bir kimsenin başından büyük işlere girmesi ortaya hazin ve kasvetli işler koymaktan başka bir şeye yaramaz. 

Ressamlarımız içinde hergün 2 saat resim çalışabilecek olanlar dahi azdır. Bunlar, ‘sanatkarlarımızın en bahtiyarları’ diye parmakla gösterilir. Şevket Dağ, Feyhaman Duran, Çallı, Hikmet Onat, Zeki Kocamemi, Eren Eyüboğlu, Cemal Tollu, Nurullah Berk, Cevat Dereli, Ali Çelebi, Sabri Berkel, Zeki İzer, Edip Hakkı, Şefik Bursalı, Ayetullah Sümer

Günde 2 saat resim çalışma imkanını bulan bu isimlerden Eren Eyüboğlu ve Şevket Dağ‘dan ötesi, bu saadeti Güzel Sanatlar Akademisi’nden bulunmalarına borçludur.

Mevzularınıza aşık olunuz. Onları ananızın, kardeşlerinizin, sevgilinizin yüzü gibi seviniz. Onlarla tamamen senli benli olmaya, onlara tesahüp etmeye çalışınız. 

Büyük ressamların eserlerini her zaman göz önünde tutarken tabiatla temasınızı sakın kaybetmeyiniz. Resim sanatını edebiyatla bilhassa gezinti sanatlarla karıştırmayınız.

Yeni yetişen ressamlarımız arasından bir Hamdi Bey, bir Şeker Ahmet Paşa, bir Nazmi Ziya, bir Çallı, bir Muhittin Sebati, bir Hale Asaf çıkacağına inanmıyorum. (1947)

Reklamlar

2 responses to “Bir anekdot 9: Bedri Rahmi’nin ressamlık ve yeni ressamlar hakkındaki fikirleri

  1. Geri bildirim: Eren Eyüboğlu’nun “Bursalı Gelin” eseri | Resim Biterken

  2. Geri bildirim: Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Geyikli Ana” eseri | Resim Biterken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s