Michelangelo’nun “The Creation of Adam” eseri

Image

Michelangelo‘nun Sistine Şapeli’ne adadığı 4 seneden tam olarak 28 Şubat günü bahsetmiştim. 6 Mart itibariyle 539. yaşgününü kutladığımız Michelangelo’nun Vatikan’da yaptığı en önemli eserlerden biri olan “The Creation of Adam“dan (Adem’in Yaratılışı) söz edeceğim. Usta, 570 cm’ye 280 cm ebatlarındaki freskin yapımına 1511’de başlayıp 1512’de bitirdi. Fresk, St. Pietro Bazilikası‘nın tavanında.

Image

Papa II. Julius’un bilhassa çağırdığı Michelangelo, St. Pietro Bazilikası duvar ve tavanlarını sanatıyla donattı. Bu iş 4 senede tamamlayan Michelangelo, İncil’de geçenleri kronolojik olarak resmetti. Bu eserlerinden ön mühimi, “Adem’in Yaratılışı“dır. 1512’de tamamlanan bu fresk, o meşhur hikayeyi Rönesans’ın usta ismi Michelangelo’nun dehasından gösteriyor.

Image

İncil’e göre Tanrı, Adem’i kendi suretinden yarattı. Onun kaslı, kuvvetli bedenine can üfleyen Tanrı, daha sonra yanına Havva’yı gönderdi. Ancak Havva’dan bahsetmeyeceğim. Tanrı’nın bir parçası olan Adem, rahme düşmeyen ilk çekirdek; yani bir kadın tarafından dünyaya getirilmeyen ilk ve tek insandır. Michelangelo‘nun tasviri de bunu bize Adem’i çamurdan bir tepeye yerleştirerek gösteriyor.

Image

Solda, bir çamur yükseltisinde sağ kolundan destek alarak duran Adem, sol elini Tanrı’nın ona doğru uzanan eline uzatıyor. Bu bir el ele veriş, tokalaşma değil, bunun için uğraşılmıyor. Burada, en kaba tabirle bir boşluk görüyoruz. Her milimi ölçülüp üzerine sayısız teori üretilen bu boşluk, 16. Yüzyıl’dan itibaren aklınıza getireceğiniz her türlü sanatın ‘zaman’a, ‘zamanlama’ya ve ‘zamansızlık’ı olmuştur. (En azından İtalya’da).

Sağ tarafta sakallı ve kaslı bir Tanrı görüyorsunuz. Bu, insanlara verilen ilk Tanrı görüntüsüdür. Yukarıdaki sözlerime ek olarak Michelangelo, 16. Yüzyıl’da sanattan başka inanç sisteminde de bir değişim yarattı. Yaptığı Tanrı figürü, büyük bir cesaret işiydi. Mekan Vatikan olduğu için Michelangelo’ya övgümün yalnız sanatı değil, cesur sanatından ileri geldiğini eklemek isterim. Tanrı’nın taşıyıcıları ise baş melekleri. Adem’in muhtaç bakışlarına karşın çok yorgun görünen Tanrı’nın şefkatli gözleri. Pek çok sanat tarihçisi, bu yüzün Michelangelo’nun kendisi olduğunu söylüyor. Bunun ucu açıktır. Ek olarak, Tanrı’nın duruşunu resmederken ustamız, Augustus‘un (nam*ı diğer ‘Jül Sezar’) zamanında paraya bastırdığı Oğlak üstündeki pozundan etkilenmiş.

Image

Sağdaki Tanrı figürünün sol koluyla kavradığı dişiye bakınız. Bu kadının zarif yüzünde bir telaş görünüyor. Araştırmacılar, bu dişinin Adem’e eş olacak Havva olduğuna inanıyorlar. Henüz sağda, Tanrı’nın cennetinde yer alan Havva, sol tarafa, yani yeryüzündeki cennete telaşla bakıyor.

İncil’deki kronolojik sıralamaya göre 4. hikaye olan “Adem’in Yaratılışı“, insanoğlunun başlangıç noktası; Milat olarak kabul edilir. İncil’e göre Tanrı, Adem’i kendi suretinden yarattı. Ustamız bu freskinde bunun tam aksini yapmış. Yani, Michelangelo, Tanrı’yı Adem’in suretinden yarattı. Bunun yanı sıra yıllarca insan anatomisi üzerinde çalışan Michelangelo‘nun dehasına hayranlık duyacağınız bir başka nokta da yine Tanrı’nın tarafında yer alıyor. Tanrı’yla meleklerinin alanına uzaktan bir bakın, insan beyninin biçimini ayrıntılarıyla görüyor musunuz?

Image

Reklamlar

8 responses to “Michelangelo’nun “The Creation of Adam” eseri

  1. Geri bildirim: Leonardo Da Vinci’nin “Annunciation” eseri | Resim Biterken

  2. Geri bildirim: Raphael’in “The Sistine Madonna” eseri | Resim Biterken

  3. Geri bildirim: Raphael’in “The Marriage of The Virgin” eseri | Resim Biterken

  4. Harika bir paylaşım gayet açıklayıcı bir başka yerde şöyle bir şey de okumuştum “creation of adam” eserinde tanrı figürü ve çevresindeki melekleri içeren görselin insan beynine
    benzetildildigi ve Michelangelonun gizli bir şekilde ifade etmek isteği: tanrı bizim sadece aklımızda yaratmis olduğumuz
    bir kavram! Bu konudaki düşüncen/varsayımın nedir?

    • Teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Bu varsayımı biliyorum. Michelangelo’nun anatomiyle içli dışlı olduğu zaten biliniyor. Tanrı’nın bulunduğu kısmın beyne benzediği bence de doğru. Yalnız bu konuda tek bir yorumla sınırlı kalmamak lazım. Belki de resimde Tanrı’dan hiç bahsedilmiyor da beyinden bahsediliyordur? Yani, ressam “aydınlanma”yı anlatmak istemiş; akıl insanın en kutsalı olduğu için bunu da beyin biçimindeki bir kovuğa Tanrı’yı yerleştirerek yapmıştır?

      Çok çok farklı yorumlar getirilebilir, akıl yürütmek gerçekten zevk veriyor. Ben herhangi birine inanmaktansa da hepsini mantıklı bulup muallakta kalmayı seviyorum.

  5. Geri bildirim: Titian’ın “Assumption of The Virgin” eseri | Resim Biterken

  6. Geri bildirim: Caravaggio’nun “The Calling of St. Matthew” eseri | Resim Biterken

  7. Geri bildirim: Michelangelo’nun “Original Sin and the Banishment from the Garden of Eden” eseri | Resim Biterken

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s